21 Haziran 2007 Perşembe
Düşüş Falso
yani annesinin karnında dünyayla sürtüşen bir acıysa kalbimiz
olacağı görmeyen bir evliya ve olacağa varacak cesareti göstermeyen
bir elhamra dilencisinin pazularında gide gele gide gele
toprakla yüz yüze gelmiş bir şehir kaçkınının ve sonradan illa ki
çocukluğunda müezzinlik yapmış bir şeytanın ellerinde
kanmıyorum, olacak budur: yüzüm cesetlerle örülüdür.
o halde bodler olmayan bir şiirle çalkalanın ve görün
tanrı'nın yazgısına susamış böceklerini şen ölülerin
işte ben öyle ihanet edebilirim şiire, yaldızlı ve sonra nedense parlak
gözbebeklerini oynatan celladın irine yaklaşması gibi
karanfile de bir ses vermiştir karşı kıyıda yıkanan cenin
bizim böyle seslerimiz vardır: çıkar do re mi fa!
yalnızlık kutsanmış ölüleri taşıyor evine, her ölüde
ilginç ki, elhamra olmasa bile dağ kapı sularında
ve çokça yüzünü çiziklerle oymuş bir çocuk selidir
yankısız, bizim bir bütün dilimiz yankısızdır, dibe doğru
gömüyle iştahla, konuş bakalım sırtını güç tapınağında
tanrıyla isa arası bir matematiğe bağlamış olan
sana şair diyorsam kendim neyim! öyleyse ihanet bir kez daha
kendime ve olanca çirkinliğiyle yüzüme
başka bir yolu varsa ölümün onu da getirin
işte şimdi maskesini takıyorum uluların çünkü söz
kendini devinimsiz bırakan bir yolda umutsuz sağa sola çarpıyor
therese'yi bilmiyorum, kimdi, nasıl ve neden aklına geliyor insanların
heyhat, ustalıklı cenin, bunca akışa rağmen kaldırabiliyorsan
etinden bir parçayı, işte çırak işte dünya göm onu suyuna
göm ve kurtulsun alalede bir sevinçle ölü.
ağırlıyorlar seni evlerinde ve ellerinde oysa ülken benim
bu kaçıncı kaçamak bu kaçıncı hezeyan bu kaçıncı
üstelik kapına kadar gelmiş bir edayla, almalı değil mi
içeriye binlerce soru binlerce ustalıklı meşe
ve sonra sormalı değil mi, nasılsın beni bu boğumdan
çırılçıplak soyarak bir kanın içine
beni durmadan işte böyle bodler gibi
işte böyle hezeyansız ve fakat kanatarak
kurtar
kendinden gelir bu gülüş işte buna mukaddes güneşi
ve toprağın yankısını ekledim
işte kurtardım seni kendimden
oyunla
kocaman içeceğim.
14 Haziran 2007 Perşembe
10 Haziran 2007 Pazar
Dans Eden Şeytan Küskün Tanrı
sildin yüzünü küskünlük budur
ikimizin arasından bir ırmak geçer
sen içince şarap
ben içince zehir
Üstünden Tanrı Geçen Şeytan'ın Söylediği
masmavi oldu gök bunu gördüm
kıpkırmızı oldu gök bunu gördüm
simsihay oldu gök bunu gördüm
çok ağırdı, binlerce binlerce ton kadar ağır
5 Haziran 2007 Salı
Çıplak Kan
ben bu ölü hayallerle nereden nereye gideceğim
üstelik tutamam elimde yara olacak çığlığı
tutamam yere meyilli bakışımı
tutamam durmadan kanayan bakışımı
artık bu bakışım oldukça
kırmızı sizin yolunuz
4 Haziran 2007 Pazartesi
boğucu bir gece
bıraktım onu karanlığa
ey korkak ey yol tutkunu
fotoğrafı biçimsizsin
elin şarap testisi değil,
sarhoş edesin
yokluğun varlığıdır yeryüzünün
30 Mayıs 2007 Çarşamba
28 Mayıs 2007 Pazartesi
Kaşıyorum Yaranı
kaşıyorum benden olmayan yaranı
piçini kaşıyorum zamansız yürüyüşümde
fahişem, saat 15:40, son kez bıkana kadar
kana.
Düşüş
ve pis anne, boğulmaya yeminli değil miydin bu dünya sularında
hadi asın beni çarmıha, baba vur çiviyi ellerime
anne kanımı yüzüme sür.
25 Mayıs 2007 Cuma
23 Mayıs 2007 Çarşamba
Placebo - Song to Say Goodbye
You are one of God's mistakes
You crying tragic waste of skin
I'm well aware of how it aches
And you still won't let me in
Now I'm breaking down your door
To try and save your swollen face
Though I dont like you anymore
You lying trying waste of space
My, oh my
A song to say goodbye
A song to say goodbye
A song to say...
For our innocence was lost
You were always one of those
Blessed with lucky sevens
And a voice that made me cry
My, oh my
You were mother nature's son
Someone to whom I could relate
Your needle and your damage done
Remains a sorry twist of fate
Now I'm trying to wake you up
To pull you from the liquid sky
Cuz if I don't we'll both end up
With just your song to say goodbye
My, oh my
A song to say goodbye
A song to say goodbye
A song to say...
For our innocence was lost
You were always one of those
Blessed with lucky sevens
And a voice that made me cry
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye
It's a song to say goodbye...
Placebo - Meds
I was alone, falling free
Trying my best not to forget
What happened to us
What happened to me
What happened as I let it slip
I was confused by the powers that be
Forgetting names and faces
Passers by were looking at me
As if they could erase it
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
I was alone staring over the legde
Trying my best not to forget
All manner of joy
All manner of glee
And our one heroic pledge
That would matter to us
That would matter to me
And the consequences
I was confused by the birds and the bees
Forgetting if I meant it
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
Baby, did you forget to take your meds? (alison)
Sex, and drugs, and complications
And the sex, and the drugs, and the complications (alison and brian)
And the sex, and the drugs, and the complications (alison and brian)
And the sex, and the drugs, and the complications (alison and brian)
Baby, did you forget to take your meds?
Baby, did you forget to take your meds?
Baby, did you forget to take your meds?
Baby, did you forget to take your meds?
Baby, did you forget to take your meds?
Baby, did you forget to take your meds?
I was alone, falling free
Trying my best not to forget
22 Mayıs 2007 Salı
Kadın Aşk Dolu
21 Mayıs 2007 Pazartesi
Uykusuz Şizofren
sevilmemiş şarkıyım
diplerde gezinen kötü tanrı izin ver yatacağım
TANRIYA KÜSMÜŞ KUŞ
Uçuyorum korkunun dolambaçlarına
Yoksul bir bakış ardımdan geliyor
-ben bu bakıştan iyi anlarım-
Saldırgandır.
Ertesi yoksa da uçarım
Kırıklarım canını acıtsın gökyüzünün
Bunu düşlerken mermer bir yıpranma
Bu kanatlarımın ağırlığıdır
Anlasan, ateşini istemiyorum
Gülüşünü istemiyorum.
Dokunmanı, saçlarım böyle ıslaktır
“Tanrım ben senin en büyük düşmanınım”
Gözlerimin içine bak
Kırıklarım bu kadar ağırdır.
20 Mayıs 2007 Pazar
Melek Sırtında Kadın Yüzü
19 Mayıs 2007 Cumartesi
Tanrıça Sırtı
orada oturuyor tanrıça,
çok kolay bir ovadan
çok zor bir vadiye doğru.
18 Mayıs 2007 Cuma
Uzak - Distant
16 Mayıs 2007 Çarşamba
Aşk
ateşe doğru eğilen bir şey gibi
"uzağa gitme!" provaları yapılan düz bir sokakta
-bu yazgının uğrak sofrasıdır dedi tanrı gülümseyerek
sonra hin gülüşü alıp, gölgesine uzandı kuklanın
hüzünlü kukla
saçlarımda çığlıklarını görüyor musun dedi tanrıya
tanrı başını önüne eğdi
bu eğişte aşk vardı, bütün eğimler gibi
Closer / Travis ...
I'm thinking of, the words to say.
We open up, unfinished parts,
Broken up, its so mellow.
And when I see you then
I know it will be next to me
And when I need you then
I know you will be there with me
Ill never leave you...
Keep waking up,
without you here
Another day,another year
I seek the truth,
we set apart
Thinking of a second chance
And when I see you then
I know it will be next to me
And when I need you
then I know you will be there with me
Ill never leave you...
Just need to get closer, closer,
Lean on me now,
closer...
Doğruluk
Deliren Tanrı
15 Mayıs 2007 Salı
requiem for a dream
Tanrının Ezdikleri
14 Mayıs 2007 Pazartesi
Yarat
yayınla
ya da taslak olarak kaydety...
bu yazıya etiket ver
taslak daha fazlası
tümünü göster.
yarat
görüntüle
Max Stirner / Benim Yetkim
Biricik ve Mülkiyeti
Liberter Yayınları 1988 Köln
Kafadaki Kaçıklık
Sen kaçıksın be adam! Kafasında büyük şeyler ve tanrılar dünyası kuran ve kurduklarına da inanan sen, hayaletler ülkesi kurup kendini onlara karşı vazifelendiriyorsun, oysa o, sana el sallayan bir idealdir. Senin saplantın var!Tımarhanedeki zavallı bir delinin, Tanrı baba olduğu ya da Japonyanın kralı, kutsal tin ve benzeri olduğu kuruntusuna düşmesiyle, huzur içinde yaşayan bir vatandaşın, iyi bir hıristiyan, dinci bir protestan, sadık bir vatandaş, erdemli bir insan ve benzeri olmasını kendi kaderi olduğunu sanması - bir ve aynı "saplantıdır". İyi bir hıristiyan, dinci protestan ve erdemli insan ve benzeri olmamaya kalkışamayan ya da çalışamayan kişi, dindarlığın ve erdemliğin esiri ve kölesidir.Evet, tüm dünyada hayalet kol geziyor!
13 Mayıs 2007 Pazar
Tanrıyla Rövanşsız Kapışma
10 Mayıs 2007 Perşembe
Tanrının Bakireleri
artık sen ey tanrı yoluna gidersin.
9 Mayıs 2007 Çarşamba
Bedenin dipleri
8 Mayıs 2007 Salı
Sabun Üretim Merkezi
"in the world i see - you are stalking elk through the damp canyon forests around the ruins of rockefeller center. you'll wear leather clothes that will last you the rest of your life. you'll climb the wrist-thick kudzu vines that wrap the sears tower. and when you look down, you'll see tiny figures pounding corn, laying strips of venison on the empty car pool lane of some abandoned superhighway."